Kelebekler Vadisi

Kelebekler Vadisi, Muğla ili, Fethiye ilçesi Ölüdeniz belde sınırları içerisindedir.

Kelebekler Vadisi, Muğla ili, Fethiye ilçesi Ölüdeniz belde sınırları içerisinde bulunan doğal bir hazinedir. 350 metreye ulaşan sarp kayalık duvarlarla çevrili olan Vadi, ismini, barındırdığı 80′den fazla kelebek türünden ve özellikle Kaplan kelebeğinden almıştır. Kaynağı Faralya köyünde bulunan ve 50 metre yükseklikten Vadi’ye dökülen şelale, Vadi’nin ortasından geçen bir dere ile Akdeniz’e ulaşır.

Vadi’nin iki ana özelliğinden biri deniz ve dik kayalıklarla dış dünyadan izole olmuşluğu diğeri de buna bağlı olarak, dışarıdan bir çevre kirlenmesinden mümkün mertebe etkilenmeyişidir. Buna, Vadi işletmelerinin çevreci tutumu ve Vadi’yi koruma çabaları da eklenince Vadi adeta bir doğal yaşam parkına dönüşmüştür.

Bu yüzden Vadi’nin kelebek popülasyonu başka yerlerde olduğundan fazladır. Kaplan kelebekleri (Eupoglia Quadripunctaria) bazılarınca yanlış bilindiği gibi dünyada sadece Vadi’ye özgü bir tür değilse de Akdeniz’in sulak ve kuytu yerlerinde ve buna mümasil olarak Vadi’nin şelaleler bölgesinde, dere boylarında “koloniler halinde” görünce heyecanlanacağınız bir türdür.

İklim

Akdeniz’in bunaltıcı yazları Vadi’de pek hissedilmez. Gündüz meltemler, gece dağdan dökülen “akkın” dediğimiz hava akımı rahatlatıcıdır. Kelebekler Vadisi’nin güzleri yaz gibi geçer, baharına doyum olmaz. Baharda plajı yarıp denize akan dereyi izlemek bile bir ömürdür. Denizden gelen hava akımı Vadi kışlarını da yumuşacık yapar ve senede birkaç gün Fethiye’yi bile vuran “don” olayı Vadi’de görülmez.

Dünya Mirasını Koruma Vakfı

Kelebekler Vadisi, Dünya Mirasını Koruma Vakfı (World Heritage Foundation) tarafından, üzerindeki endemik bitki türlerinin zenginliği nedeniyle dünya üzerinde korunması gerekli 100 dağdan biri olarak ilan edilen Babadağ’ın eteklerinde bulunan Ölüdeniz, Kıdrak, Kabak gibi koylardan biridir.  Anılan dağ ve koy oluşumları Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nca da yasal koruma (sit) altına alınmıştır.

Kaplan Kelebeği -  Eupoglia Quadripunctaria

Kaplan Kelebeği – Eupoglia Quadripunctaria

Örnek Model

Hukuki koruma statüleri ve vadinin kendine özgü topografyası, Vadi’nin kitle turizminin olumsuz etkilerinden önemli çapta uzak kalmasını sağlamış ise de bu baskının tehdidine karşın ek çabalar gerekmektedir. Vadi’deki işletmenin uygulamaya çalıştığı anlayış bu çabaları göstermektedir. Ekolojik tarım, ekolojik turizm, kültür – sanat – spor gibi etkinliklere ağırlık verilmektedir. Müşteri yerine misafir ya da müdavim gibi “katılımcı” bir anlayış hakim kılmaya çalışılmakta, böylece Vadi, kullanarak korumanın nasıl mümkün olduğunun öncü ve model mekanı olma başarısını sürdürmektedir.

Vadi’nin bir bölümünde permakültür uygulamaları bulunur. Bunların yanı sıra Vadi’de kekik, defne, zakkum, hayıt, ekşi nar, yabani üzüm, keçi boynuzu, kara ağaç, zeytin, kantaron, şeytan (sedef) otu gibi kendiliğinden yetişen daha pek çok tür görebilirsiniz.

Vadi’deki ender ve endemik bitki türleri hakkında Ege Üniversitesi’nin saygıdeğer hocalarının hazırladığı bir kitapçık ile yine Vadi’deki kelebekler üzerine bir gözlem kitapçığı Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Yayınları arasında çıkmıştır.

Kelebekler Vadisi’nin tarihi, kooperatif yapısı, misyonu

Vadi’nin jeolojik yaşıyla ilgilenmiş fazla kişi yok. Ancak jeologlar kanyondaki fay kırıklarının boylamasına değil enlemesine doğru (karadan denize) olduğunu söylüyorlar.

Vadi, Likya zamanında (MÖ 3 – 400 yılları) Perdikya (Faralya) kasabasının iskelesi olarak kullanılmış. Bizans zamanından, Osmanlı Rumlarına dek içinde ev – bark, kilise, kanyona yol, istinat duvarı vs yapılarak kullanılmış. Mübadele anlaşmasında unutulup kalan son Rum da Despina diye önüne gelenin hakkında efsane uydurduğu bir kadındır. Vadi’de ilk turistik işletme 1987’de kuruldu. O zamanki işletmeciler Faralya yaşlılarıyla görüşmelerinde böyle bir kadıncağızın kaldığı, bu Rum nineciğin sırtında çuval yüküyle kanyonu tırmanıp köye ürün getirip götürdüğü, günün birinde bu yaşlı kadının ortadan kaybolduğu, cansız bedenine bile rastlanmadığı anlatılmış. Halen bu hikayeden etkilenip, Despina’nın ruhunun oralarda dolaşıp durduğunu, göründüğüne düşünüp gözü korkanlar mevcuttur : )

Osmanlı Rumlarından kalma tarla ve bahçelerin bulunduğu Vadi taban arazisi mübadeleden sonra ihale ile çeşitli şahıslara satılmış. 1960’lı yıllarda satın alan kişilerden bir ziraat mühendisi bu arazideki yaşlanmış, devasa narenciye, dut, harıp ve türlü meyve ağaçlarını verimsizlik suçlamasıyla kesmiş. Amacı “verimli” fidanlarla az zamanda çok ve büyük kârlar elde etmekmiş. Sonraları bu deniz aşırı yerle baş edemeyip Vadi’yi bu ağaçsız haliyle çalılığa çevirmiş. Bu olay, bir nesneye salt “bir açı” ya da disiplin üzerinden bakarak diğer bilimsel görüş ve değerleri hesaba katmamanın ibret verici hikayesi olarak ele alınabilir. Vadi’nin son maliki olan S.S. Anadolu Turizm Geliştirme Kooperatifi, araziye el attığı 1987’den beri Vadi’yi dağ keçilerine rağmen tekrar ağaçlandırarak bağ bahçe cennetine dönüştürmeye başladı.

kelebekler vadisi kuşbakışı, butterfly valley birdeye

Kelebekler Vadisi ismi nereden geliyor?

Vadi’nin yerel adı Güdürümsu’dur. 1987 yılında kooperatif, Vadi’yi turizme açmak için ortaklarından Hasan Deniz Bayramoğlu’nu görevlendirdi. Hasan Abi, Vadi’nin ismini, şelale boyundaki kelebek kolonisinin büyüsüne kapılıp burayı Kelebekler Vadisi olarak anan amatör ressam – fotoğrafçı ve entamalog sevgili Rifat Kılar’dan esinlenerek Kelebekler Vadisi koydu. O gün bu gündür bu coğrafyaya Kelebekler Vadisi denir oldu. Vadi işletmeleri, Vadi’yi “doğayla uyumlu yaşam” modeli olarak ele aldı. İşletmeler, organik tarım faaliyetinden, pis su atıklarının biyolojik çözümlenmesine kadar bu anlayışa göre faaliyet gösterdi. Vadi, 2015 yılından itibaren, başkanlığı Avukat Hasan Gürbüz tarafından yürütülen yönetim kurulunun aldığı kararla, üçüncü kişilere kiraya verilmeyerek bizzat  S.S. Anadolu Turizm Geliştirme Kooperatifi tarafından işletilmeye başlandı.

 

Share: